Sihirli Mürekkep
Bir varmış, bir yokmuş. Bir yazar, sihirli bir mürekkep bulmuş. Bu mürekkeple yazdığı her şey gerçek oluyormuş. Yazar, önce güzel şeyler yazmış. Ama sonra kötü niyetli biri mürekkebi çalmış ve kötü şeyler yazmaya başlamış. Dünya kaosa sürüklenmiş. Ya...
Gökyüzü
Gökyüzü, mavinin en derin hali,
Bulutlar, hayallerin dans ettiği yer.
Kuşlar, özgürlüğün simgesi,
Uçuyorlar, sınır tanımıyorlar.
Bak, ne kadar geniş, ne kadar sonsuz,
Tıpkı umutların gibi, sınırsız.
Yıldızlar, gecenin ışığı,
Her biri bir dil...
Bulutlar, hayallerin dans ettiği yer.
Kuşlar, özgürlüğün simgesi,
Uçuyorlar, sınır tanımıyorlar.
Bak, ne kadar geniş, ne kadar sonsuz,
Tıpkı umutların gibi, sınırsız.
Yıldızlar, gecenin ışığı,
Her biri bir dil...
Kendini Sev
Kendini sevmek, bir lüks değil, bir zorunluluktur. Çünkü kendini sevmeyen insan, başkalarını da sevemez. Kusurlarını kabul et, hatalarından ders al ve her gün biraz daha iyi bir versiyonun olmak için çabala. Aynada gördüğün kişi, senin en iyi arkadaş...
Dijital Çağda Mahremiyet
Dijital çağda mahremiyet, giderek erozyona uğrayan en değerli kavramlarımızdan biri haline geldi. Her tıklama, her beğeni, her paylaşım, devasa veri havuzlarında iz bırakıyor.
**Mahremiyetinizi Korumak İçin:**
1. **Güçlü ve benzersiz şifreler kul...
**Mahremiyetinizi Korumak İçin:**
1. **Güçlü ve benzersiz şifreler kul...
Edebiyat
**Edebiyat**, duygu, düşünce ve hayallerin dil aracılığıyla estetik bir biçimde ifade edilmesidir. Kelimelerin büyülü dünyasında yolculuk yapmak, insan olmanın evrensel deneyimini paylaşmaktır.
**Edebiyat Türleri:**
* **Şiir:** Duyguların ritmik ...
**Edebiyat Türleri:**
* **Şiir:** Duyguların ritmik ...
Eski Fotoğraf
Çatı katında bulduğu eski bir fotoğraf albümü, onu zamanda yolculuğa çıkardı. Sararmış sayfalar, çizilmiş yüzler ve unutulmuş anılar... Dedesi, gençliğinde bir ressammış ve tüm hayatını tuvaline yansıtmış.
Albümün son sayfasında, dedesinin el yazı...
Albümün son sayfasında, dedesinin el yazı...
Adamın Biri
Adamın biri, lokantada yemek yerken, garson yanına gelmiş: "Afiyet olsun, yemeğiniz nasıl?"
Adam: "Çok güzel, ama tuzu biraz az."
Garson hemen tuzu getirmiş. Adam birkaç dakika sonra tekrar seslenmiş: "Tuz hala az, biraz daha getirir misiniz?"
Gar...
Adam: "Çok güzel, ama tuzu biraz az."
Garson hemen tuzu getirmiş. Adam birkaç dakika sonra tekrar seslenmiş: "Tuz hala az, biraz daha getirir misiniz?"
Gar...
Yolun Sonu
Gözlerin çiziyor yolları,
Varamadığım her menzil sensin.
Rüzgara sor, nereye gitsem,
Kalbim hep seni arar, seni ister.
Biliyorum, bu yolun sonu sensin,
Her sabah güneş doğduğunda,
Bir ümit yeşerir içimde,
Belki bugün, belki bu akşam, dersin.
Varamadığım her menzil sensin.
Rüzgara sor, nereye gitsem,
Kalbim hep seni arar, seni ister.
Biliyorum, bu yolun sonu sensin,
Her sabah güneş doğduğunda,
Bir ümit yeşerir içimde,
Belki bugün, belki bu akşam, dersin.
Küçük Kafe
Yağmurlu bir İstanbul akşamında, ara sokaklardaki küçük bir kafeye sığınmıştı. İçerisi, eski kitapların, kahve kokusunun ve yumuşak caz müziğinin birleşimiydi. Camdan dışarı bakarken, yanına gelen garson gülümseyerek: "Ne istersiniz?" diye sordu.
...
...
Kırmızı Mont
Vapurdan indiğinde, kırmızı montunu giymişti. Rüzgar, saçlarını dağıtırken, elindeki kitaba sarıldı. O kitabı her okuduğunda, farklı bir dünyaya gidiyordu. Ancak bugün, kitabın sayfaları arasında kaybolmaktansa, karşısındaki adama bakıyordu.
Adam,...
Adam,...