Bir varmış, bir yokmuş. Pamuk gibi beyaz tenli, gül gibi kırmızı yanaklı bir prenses varmış. Kıskanç üvey annesi onu ormanda bırakmış. Yedi cüce onu bulup evine almış. Her gün cüceler madene gider, Pamuk Prenses evi çekip çevirirmiş. Ama üvey anne, prensesin hâlâ yaşadığını öğrenip zehirli elma göndermiş. Pamuk Prenses elmayı ısırıp uykuya dalmış. Ta ki bir prens gelip onu öpene kadar. O gün bugündür prens ve prenses mutlu yaşamış. Ve cüceler, her akşam onları ziyarete gelirmiş.