Bir varmış, bir yokmuş. Fakir bir çocuk, ineğini sihirli fasulyelere değişmiş. Annesi çok kızmış ve fasulyeleri pencereden atmış. Fasulyeler gecede göğe kadar uzamış. Çocuk tırmanmış ve devin şatosunu bulmuş. Devin altın yumurtlayan tavuğunu, altın arpını çalmış. Dev peşinden gelmiş ama çocuk ağacı kesmiş. Dev düşüp ölmüş. Çocuk ve annesi zengin olmuş. O günden sonra sihirli fasulyelerin hikâyesi dilden dile dolaşmış.